Konuşamayanlar

Şimdi ne çıkıverse ağzımdan küfre çalar
Tüm kavramların sıkıştığı gibi
Sol omzunun üstüne
Yahut tren istasyonları soğuktur
Ve otogar bankları gibi sonsuzluğun ucu turuncu
Ucu yoktur fakat
Tüm evrenlerde iki mesafe arası
İki sigara arası gibidir aslında kısa
Kısa biliyorsun evet, evet artık kente döndüm
Bunun incir ağacıyla bir alakası yok hayır
Yok zaten bir incir ağacı artık
Belki de sol omzunun üstündedir yokla
Yokla ki gör her şey sıkışmış orada
Şimdi ne desem sana
Ne demek istediğime çıkar
Bu yüzdendir işte
Konuşamayanlar, yazar.

Demiş ki Lidar, çok şey demiş ama
Aslında o kim bilmiyorum desem yeridir
Ve onurlu Muhsin ünlü bir adam fakat
Tanımıyorum onu da affedin

Ah Muhsin! ve Lidar
Ne de büyük ontolojik arızalar
Beni affedin diye bağırır bir Fransız -on ikiyi on geçer-
Lidar ve Muhsin affeder
Çünkü onlar konuşamayanlardır
Onlar yazar.

Ahmet Hazar Ertaç
1/17