İşte Zaman Sessizlik Zamanı

 

oturduğu yerden birden kalkanlara

ve sigarasını hep kibritle yakanlara bir şiir,


zaten yenildin

hep direnmek zorunda kalmakla

ne fark eder tüm ıstıraplardan yalın ayak geçişin

haydi düş takvimlerden ayağındaki sancıyı

varsa gücün.

her sabah, bir kazanın ertesi sabahı nasılsa.

nasılsa nereye bir bakış atsan

borçlanacaksın kendine

bir bakış daha.


ben ise bunlarca zaman

kaderin sözünü belki kanla keserim diye

hırpan bir merakla bilendim.

insanlar gece olunca nereye gitmektedir

nedir dağların başındaki o meçhûl ışık

bir Allah parçası desem

yanyana gelip onu indirecek iki el mi var

desem bir fukara evidir ya da

değildir tüm yoksulluk böyle içimizde iken.


ey şehirlerin altından şehirler geçiren

yaşamayı sessizce iç geçirten acizlik

nedir bu meçhûl ışık ve öyleyse,

gece olunca nereye gidilir?


Ahmet Hazar Ertaç

10/20